Jenny Erpenbeck
“Kairos romanı ile mutlu sonun ardından gelen süreci anlatıyorum.”
Jenny Erpenbeck
1967 yılında Doğu Berlin’de doğan Jenny Erpenbeck edebiyata Geschichte vom alten Kind (Eski Çocuğun Hikâyesi) adlı novella ile adım attı. Bunu roman, öykü ve tiyatro oyunları türünde eserler takip etti. “Bütün Günlerin Akşamı” adlı romanı hem eleştirmenler hem de okurlar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Hem bu hem de daha sonraki romanları yazara Joseph Breitbach, Thomas Mann Ödülü gibi ödüller kazandırdı. Eserleri farklı dillere çevrilen Erpenbeck “Bütün Günlerin Akşamı” romanıyla da Independent gazetesinin yabancı kurgu ödülü olan Foreign Fiction Prize ödülünü kazandı. Türkiye’de de Erpenbeck’in değeri biliniyor. Bugüne değin dört romanı Can Yayınları etiketiyle Türkçeye çevrildi. Bunlar: “Gölün Sırrı,” “Gidiyor, Gitti, Gitmişti”, “Bütün Günlerin Akşamı “ ve “Kairos”. Kairos’un çevirmeni Regaip Minareci, Ocak 2024’de Talat Sait Halman Çeviri Ödülü’nü kazandı.
Kairos
“Kairos” romanı 19 yaşındaki Katharina ile 53 yaşında, evli Hans arasındaki aşkı anlatır. İkili 1986 yılında Doğu Berlin’de karşılaşırlar. Arka planda birkaç yıl sonra ortadan kalkacak olan Demokratik Almanya’daki günlük ve siyasi yaşam vardır. Her yönüyle baskın bir yazarla çok genç bir kadın arasındaki bu eşitsiz bir aşk, neredeyse mitsel sese sahip. Romanın ismi Kairos ile bile bu mitsel sesi hissediyorsunuz. Kairos en uğurlu ya da elverişli an anlamına geliyor olup Yunan mitolojisinde bu an kairos tanrısıyla temsil edilir.
Jenny Erpenbeck’le söyleşimizin merkezinde de bu roman var.